01
Psikolog ile Psikiyatrist Arasındaki Fark Nedir?
Fark üç başlıkta toplanır: eğitim, yetki ve yöntem.
Psikiyatrist tıp fakültesini bitirip ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir. Hastalık tanısı koyar, ilaç yazar, gerektiğinde yatarak tedavi düzenler.
Psikolog psikoloji lisansını tamamlar; klinik alanda çalışabilmek için klinik psikoloji yüksek lisansı yapar. Psikolojik değerlendirme ve test uygular, psikoterapi yürütür. Türkiye'de psikologların ilaç yazma yetkisi yoktur.
Yöntem farkı buradan doğar: psikiyatri ağırlıklı olarak biyolojik müdahaleyle, psikoloji konuşma temelli terapiyle çalışır. İkisi rakip değil, çoğu zaman aynı sürecin iki ayağıdır.
02
Eğitim Yolları Nasıl Farklılaşır?
Psikiyatrist olma yolu altı yıllık tıp fakültesiyle başlar; ardından uzmanlık sınavı ve dört ila beş yıl süren psikiyatri uzmanlık eğitimi gelir. Toplamda on yılı aşan bir süreçtir ve sonunda uzman hekim unvanı verilir.
Klinik psikolog olma yolu dört yıllık psikoloji lisansıyla başlar. Üzerine, süpervizyonlu klinik uygulama içeren klinik psikoloji yüksek lisansı yapılır; isteğe bağlı olarak doktorayla sürdürülür.
Terapi ekolüne özgü yetkinlikler her iki meslekte de temel eğitimin üzerine ayrı programlarla alınır: bilişsel davranışçı terapi, EMDR, şema terapi, psikodinamik terapi gibi. İki meslek de uzun eğitim ister; ama eğitimin içeriği en baştan ayrışır.
03
Kim Tanı Koyar, Kim İlaç Yazar?
İlaç yazma yetkisi yalnızca hekimlerdedir; ruh sağlığı alanında bu psikiyatrist demektir. Psikolog hiçbir koşulda ilaç yazamaz, kullanılan ilacı kesemez, dozunu değiştiremez.
Tanı tarafında ayrım daha incedir. Klinik psikolog psikolojik değerlendirme yapar, test uygular ve klinik formülasyon oluşturur; tıbbi tanı ve reçete ise hekimin yetkisindedir.
Pratikte önemli olan nokta şudur: psikolog, tabloda ilaç gerektirebilecek bir ağırlık gördüğünde bunu fark edip psikiyatriste yönlendirmekle yükümlüdür. Bu yönlendirme sürecin tıkanması değil, doğru işlemesidir.
04
Hangi Durumda Psikoloğa, Hangi Durumda Psikiyatriste Gidilir?
Psikoloğun öne çıktığı durumlar: kaygı bozuklukları ve panik atak, hafif ve orta şiddette depresyon, ilişki ve iletişim sorunları, kayıp ve yas, özgüven ve kimlik meseleleri, travma sonrası zorlanmalar, bağlanma örüntüleri, sınav ve iş kaynaklı stres.
Psikiyatristin öncelik kazandığı durumlar: intihar düşüncesi veya kendine zarar verme riski, uyku ve iştahın ciddi biçimde bozulduğu ağır depresyon, bipolar bozukluk, varsanı ve hezeyan gibi psikotik belirtiler, madde bırakma süreçleri, ilaç desteği gerektiren obsesif kompulsif tablolar.
Kararsız kaldığınız durumda ilk görüşmeyi psikologla yapmak güvenlidir; değerlendirme sonucunda gereken yönlendirme zaten yapılır.
05
İlk Olarak Hangisine Başvurmalı?
Çoğu kişi için ilk adım psikologdur. İlk görüşmede yakınmanın ne zamandır sürdüğü, şiddeti, günlük işlevselliği ne kadar etkilediği ve risk durumu değerlendirilir. Tablo psikoterapiyle ele alınabilir görünüyorsa süreç orada başlar; ilaç değerlendirmesi gerekiyorsa psikiyatriste yönlendirilir.
İstisna, yukarıda sayılan acil ve ağır belirtilerdir. Bunlar varsa doğrudan psikiyatriye başvurmak gerekir; kriz anında beklemek doğru değildir.
İkisine aynı anda başvurmak da yanlış değildir. Birçok danışan psikiyatristinden ilaç desteği alırken psikologla terapisini sürdürür.
06
Psikolog ve Psikiyatrist Birlikte Çalışır mı?
Evet, ve pek çok tabloda en iyi sonuç bu işbirliğinden çıkar. Uygulamada şöyle işler: psikiyatrist ilaç tedavisini planlar ve izler, psikolog haftalık terapi seanslarını yürütür.
İki taraf, danışanın açık onayı ile süreç hakkında bilgi paylaşabilir. Bu paylaşım seans içeriğinin aktarılması anlamına gelmez; ilerleme, risk durumu ve tedaviye uyum gibi başlıklarla sınırlı tutulur.
Danışan olarak bu işbirliğini kendiniz de talep edebilirsiniz; psikoloğunuza psikiyatristinizle iletişim kurmasını istediğinizi söylemeniz yeterlidir.
07
İlaç mı, Terapi mi, İkisi Birlikte mi?
Cevap tabloya göre değişir.
Hafif ve orta şiddetli kaygı bozukluklarında ve depresyonda psikoterapi tek başına etkili olabilir; bilişsel davranışçı terapinin panik bozukluğundaki kanıt düzeyi bunun tipik örneğidir.
Ağır depresyonda, bipolar bozuklukta ve psikotik tablolarda ilaç tedavisi zorunludur; terapi buna eklenir, yerine geçmez.
Orta ve ağır depresyonda ilaç ile terapinin birlikte yürütüldüğü kombine tedavi genellikle tek başına ilaçtan daha iyi sonuç verir. Mantık şudur: ilaç belirtinin şiddetini düşürür, terapi belirtiyi üreten örüntüyü çalışır. Bu kararı tek başınıza vermeniz gerekmez; her iki uzman da tabloyu birlikte değerlendirebilir.
08
Psikolog, Klinik Psikolog ve Psikolojik Danışman Aynı Şey mi?
Üçü farklı unvanlardır ve karıştırılmaları sık rastlanan bir durumdur.
Psikolog, psikoloji lisansı mezunudur.
Klinik psikolog, psikoloji lisansı üzerine klinik psikoloji yüksek lisansı veya doktorası yapmış, klinik değerlendirme ve psikoterapi yürütme yetkinliği kazanmış psikologdur.
Psikolojik danışman ise eğitim fakültelerinin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümü mezunudur; ağırlıklı çalışma alanı eğitim ortamları ve gelişimsel rehberliktir.
Bir uzmanla çalışmaya başlamadan önce mezun olduğu bölümü ve aldığı terapi eğitimlerini sormak, danışan olarak hakkınızdır.
09
Çanakkale'de Psikolog Desteği: Süreç
Çanakkale'de bireysel psikoterapi, İnönü Caddesi No:44 Cevatpaşa Mahallesi'ndeki muayenehanede yürütülmektedir. Bireysel seanslar 50 dakikadır ve genellikle haftada bir kez planlanır.
Yüz yüze seansların yanı sıra Zoom ya da Google Meet üzerinden online seans seçeneği de mevcuttur. Online görüşmeler Türkiye'nin her şehrinden ve yurt dışından erişime açıktır.
Süreç, telefonda yapılan 15 dakikalık kısa bir ön görüşmeyle başlar. Bu görüşmede başvuru nedeninizi kısaca dinler, çalışmanın sizin için uygun olup olmadığını birlikte değerlendiririz. Değerlendirme sonucunda tablo psikiyatrik bir görüşü gerektiriyorsa bunu açıkça söyler ve yönlendirme yaparım.